May 7, 2007
Apr 26, 2007
Birleşen Kazanıyor, Bölünen Kaybediyor
Bir iki ay önce arkadaşlarımla Cumhurbaşkanlığı konusunu tartışırken
demiştim ki: “AKP bu konudaki verileri bir bilgisayara yüklese ve kendileri açısından en iyi çözümü sorsa Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı, Tayyip Erdoğan’ın başbakan olması gerektiği cevabını alır. AKP açısından ideal olan durum budur.”
Ve hemen eklemiştim:
“Ama işin içinde insan egosu olduğu için bu çözüme pek ihtimal vermiyorum.”
İtiraf etmeliyim ki; AKP beni yanılttı ve başından beri sergiledikleri dayanışmayı burada da gösterdiler.
İşin bu boyutu çok önemli.
Ve günün en yakıcı sorusu şu: Kendilerine Atatürkçü, laik, solcu, çağdaş vs. diyenler niye bu kadar sevgisiz, kıskanç, birbirine düşman?
Buna karşılık AKP çevreleri niçin birbirine bu kadar sıkı sıkıya bağlı?
İşte Türkiye’yi bir büyük dönüşümün eşiğine getiren ve türbanın köşke çıkması noktasına sürükleyen gelişmelerin sırrı bu soruda gizli!
Meclis’e gidiyorsunuz: CHP’li milletvekillerinin yüzünden düşen bin parça,birbirine selam vermeyen, koridorda gördüğü zaman yolunu değiştiren pek çok kişi var.
Konuştukları zaman kasılmış bir ağız ve gevrek bir ses tonuyla:
“katılımcılık, demokrasi” filan gibi birkaç klişeyi dile getiriyorlar ama temel unsurları sevgisizlik, kıskançlık.
Birbirinden nefret!
Diğer “sol” partilere bakın. Başkanlar birer derebeyi gibi “küçük
aşiretlerin” başında olmayı, posterlere, otobüslere resimlerini bastırmayı marifet sanıyor. Hayatta kendi gücüyle başaramadığı bir şöhrete sahip olmaktan, partinin sırtına binerek egosunu tatmin etmekten başka bir derdi yok.
Bir de “öteki taraf”a bakın.
AKP’yi kurdukları zaman Bülent Arınç, Abdullah Gül gibi isimler
milletvekili.
Gül kendi partisinde genel başkan adayı olup, delegenin yarısının oyunu almış. Siyasi yasağı yok, dil bilir. Arınç da Gül de Erdoğan’ın ağabeyleri.Kaldı ki Erdoğan siyasi yasaklı, seçime bile giremiyor.
Ama sıra genel başkan belirlemeye geldiği zaman Arınç da Gül de “Hayır!” diyorlar “Bu kardeşimiz halkta daha çok ilgi görüyor. Onu genel başkan yapmamız gerekir.”
Siz böyle bir davranışı Deniz Baykal’dan ya da öteki “solcu”lardan bekler misiniz?
Acı acı güldüğünüzü görür gibi oluyorum.
Haklısınız, gülünç bir soru sordum.
Neyse AKP macerasına devam edelim:
Seçimler sonucunda Abdullah Gül başbakan oluyor, sonra koltuğunu Erdoğan’a devrediyor.
Şimdi de Erdoğan, yardımcısını Cumhurbaşkanı yapıyor.
Arınç buna itiraz etmiyor ve AKP içindeki herkes sarılıp birbirini tebrik ediyor.
İşte sır burada.
Dünyanın her yerinde sol dayanışmacı, sağ bireycidir.
Türkiye’de ise durum tam tersi.
Solun bencilliği, düşmanlığı, küçük düşünmesi ve kıskançlığı karşısında,dayanışmacı bir hareket Türkiye’yi ele geçiriyor.
Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde yeni ve çok önemli bir sayfa
açıldı.
Eğer siyasal İslam bu dayanışmayı sürdürür, laikler de amip gibi bölünmeye devam ederlerse; emin olun bugünleri de arayacağımız noktalara gelmemiz çok yakındır.
Zülfü Livaneli
Apr 25, 2007
Apr 17, 2007
Milletvekillerinin Suçları
Şu andaki meclisimizde milletvekili olarak görev yapanların hangi suçlardan yargılanmayı beklediklerini bilmek ister misiniz?
İşte size aşağıda bir örnek; Toplamda 10 sayfa dolusu insan var. Hepsini buraya koyarak gereksiz kalabalık yapmak istemedim. Moralinizin bozulmasını istiyorsaniz lütfen albümün hepsine bakın.
Devamını görmek için buraya tıklayın.
Aliye Öztürk Cumhurbaşkanı Adayı
İcinden gectigimiz garip bir Cumhurbaşkanlığı seciminde; böylesine farklı bir adayın cıkması gercekten ilginc. Web sayfasindaki özgeçmişini okumanızı öneririm.
Apr 11, 2007
The Gapminder World 2006
Another Google tool to analyze various indicators like economic growth, population, income per capital, military budgets, number of girls going to school etc. per countries and regions.You may see the results in maps or charts which can be chosen on the left up side. Also select the indicators from right side.
A very user-friendly tool...

Years of economic depression
1979 > -0,62
1980> -2,4
1994> -5,5
1999> -4,7
2001> -7,5
at 4/11/2007
Apr 10, 2007
Apr 8, 2007
AKP'nin Ekonomik Karnesi
Mahfi Eğilmez'in Radikal'deki 8 Nisan tarihli yazısında incelediği AKP iktidarinin ekonomik karnesinin özet halini dilediğiniz şekilde yorumlayabilirsiniz.
Isterseniz; TR ekonomisi süper gidiyor, tüm göstergeler cok iyi. Son 5 yıldır büyüyoruz. Bir de işsizliğe çözüm bulursak süper olacak diye yorumlayabilirsiniz.
Isterseniz; Devlet satilabilecek her şeyi sattı; tüm bankalarımızı, Telekom'u, limanları, Tüpraş'ı , Istanbul'daki boş arsaları sattı ve satmaya devam ediyor. Cem Uzan bile bu kadarini yapamazdi diye de yorumlayabilirsiniz.
Ben ise; kısa dönemde cok şişirilmiş rakamlar, reel ekonomiyi yansıtmayan kur seviyeleri, sahte olan bir büyüme, halkın cebine reel faydasi olmayan bir dönem, uzun dönemde Türkiye'nin hiç bir şekilde faydasina olmayacak bir ekonomik sacılmışlık olarak görüyorum.
Son 5 yıllık ekonomik kalkınma sürecini ülkenin yararına olacak şekilde yönetebilecek ve uzun dönemde devam ettirebileceklerse "vallahi bravo" derim...
Bunlar düşünürken de aklıma; Keynes'in sözü geliyor; "Uzun dönemde hepimiz ölüyüz"
Apr 4, 2007
Apr 3, 2007
Hey Google! Design logo for us
Mar 25, 2007
Erkeklere 5 öğüt
Bir erkeğin mutluluğa ulaşması için gerekli 5 ana koşul;
1) Ev işlerinde ve zor işlerde sana yardim edecek olan, ayni zamanda da
iyi bir işi olan bir kadin bulman önemlidir.
2) Esprili, nüktedan ve seni güldürmesini bilen bir kadin bulman
önemlidir.
3) Kendisine güvenebilecegin ve sana hiç yalan söylemeyecek bir kadin
bulman önemlidir.
4) Yatakta iyi olan ve seninle aşk yapmayi seven bir kadin bulman
önemlidir.
5) Bu dört kadinin birbirlerini tanimamalari en gerekli koşuldur.














